19 Nisan 2008 Cumartesi

AKILLI ÇÖZÜM

AKILLI ÇÖZÜM
Bir adam büyük din bilgini İmam-ı Azam’a geldi. Malını emanet olarak birine verdiğini, şimdi o emanetçi şahsın, aldığı malı inkâr etmekte olduğunu söyledi.
İmam-ı Azam ona: “Kimseye haber verme, sen git, ben bu işe bir çözüm bulurum,” dedi.
Adam gittikten sonra, emanetçi şahsı yanına çağırdı. “Bana haber gönderdiler, vali olacak uygun birini soruyorlar. Ben de seni düşündüm, ister misin?” dedi. Adam bu teklifi sevinerek kabûl etti.
İmam-ı Azam, daha sonra mal sahibini çağırdı. Hemen emanetçiye gitmesini ve ona: “Unuttuğunu sanıyorum. Sana şu miktarda mal emanet etmiştim. Onu şimdi geri vermezsen, İmam-ı Azam’a gidip meseleyi ona açacağım,” demesini istedi.
Emanetçi kişi, mal sahibinin İmam-ı Azam’a gidip meseleyi anlatmasını istemedi. Bu takdirde kendisine verilecek valilik görevi elinden kaçabilirdi. Bu düşünceyle, emanet aldığı malı hiçbir zorluk çıkarmadan hemen geri verdi.
Ertesi gün de, İmam-ı Azam’a gelerek vâliliğe atanma durumunun ne olduğunu sordu. İmam-ı Azam’ın kendisine verdiği cevap şöyleydi: “Ben seni daha iyi, daha büyük bir görev için saklıyorum. Şimdilik ismini vermedim.”
Adam, şaşkın vaziyette İmam-ı Azam’ın yanından ayrıldı. Sahibine geri verdiği değerli mallara mı, yoksa elinden kaçırdığı vâlilik görevine mi; hangisine üzüleceğini bilemiyordu.