19 Nisan 2008 Cumartesi

HAYIRLI İŞİ GECİKTİRME

HAYIRLI İŞİ GECİKTİRME
Kastamonu’nun yetiştirdiği maneviyat büyüklerinden Şa’ban-ı Veli’ye bir gün bir fakir gelerek:
– Efendim! Ben fakir biriyim. Bir eşeğim vardı. Geçimimi onunla sağlardım. Ama birden öldü. Şimdi çocuklarımın rızkını nasıl temin edeceğim? Ne olur, dua buyurun da, Allah beni mert olmayan insanlara muhtaç etmesin, dilenci duruma düşürmesin, dedi.
Şa’ban-ı Veli, bu fakir kişiye acıdı. Ellerini açıp Allah’a dua etti.
O sırada bir atlı, yedeğinde bir katır ile, Şa’ban-ı Veli Hazretleri’nin huzuruna çıkageldi: “Efendim! Bu katırı size hediye etmek niyetiyle, ta memleketimden kalkıp geldim? Lütfen kabul ediniz,” dedi.
Şa’ban-ı Veli, yanında duran fakire dönüp: “Ey fakir! Allah’ın sevgili kullarına olan sevgin ve bağlılığın hürmetine, Allah sana, ölen eşeğinin yerine, daha güçlü bir katır ihsan etti. Al götür,” buyurdu.
Fakir kimse, katırı alıp sevinerek gitti. Katırı getiren kimse, gördüğü bu olaydan hayrete düştü, “Allah Allah” diye söylendi. Etrafındakiler, bu hayretin sebebini sorunca, şu açıklamayı yaptı.
– Bu katırı yarın getirecektim. Ama içime hayırlı işi geciktirme diye kuvvetlice bir his geldi. Ben de hemen kalkıp geldim. Meğer katırın, bu fakire verilmesi gerekiyormuş.
_________________
Hayırlı işler, geciktirilmeden yapılmalıdır. Allah kulunu iyilik işlemekte hızlı ve istekli görmeyi sever.