19 Nisan 2008 Cumartesi

İLİM İÇİN NELERE KATLANDILAR?

İLİM İÇİN NELERE KATLANDILAR?
Dört büyük mezhepten birinin kurucularından olan Ahmed bin Hanbel, Peygamberimizin sözlerini derlemeye âdeta hayatını adamıştı. Peygamberimize ait olduğunu işittiği bir sözü, ilk kaynağından zaptetmek için, aylarca yol yürümeyi zevkle göze alırdı.
Bir keresinde bir Peygamber sözünü tespit için, uzun bir yolculuğa çıkması gerekmişti. Bu sözü peygamberden duyan kişiyi bulduğunda onun, önündeki köpeğe ekmek vermekle meşgul olduğunu gördü.
Selâm verdi. Selâmı alan zat, Ahmed bin Hanbel’le konuşmadan köpeğe ekmek vermeye devam etti. Köpeği doyurduktan sonra, Ahmed bin Hanbel’e dönerek şöyle dedi:
– Seninle değil de köpekle meşgul olduğuma kızmış olabilirsin. Ama, bu köpek aç kalmış, Allah da beni onun karşısına çıkarmıştır. Halinden perişanlığını anladığım bu köpeği doyurmaya mecburdum. Zira Allah Resûlü’nden şu kulaklarımla işittim ki:
“Kim, bir ihtiyaç sahibinin kendisine sergilediği ihtiyacını (elinden geldiği halde) karşılamazsa, Allah da âhirette onun hiç bir ihtiyacını karşılamaz.”
Bu köpek, bana, perişan halini göstererek ihtiyacını arz etti. Ondan yüz çevirsem, âhirette de benden yüz çevirilir.
Ahmed bin Hanbel, daha fazla dayanamayıp: “Tamam tamam, işte aradığım peygamber sözünü bulmuş oldum,” dedi.