19 Nisan 2008 Cumartesi

GÖNÜL ATEŞİNDE ISINAN SU

GÖNÜL ATEŞİNDE ISINAN SU
Aziz Mahmud Hüdaî, her sabah erkenden kalkarak hocası Üftade Hazretlerinin abdest suyunu ısıtıp hazırlardı. Ve bu görevi büyük bir onur sayarak şevkle yapardı.
Bir sabah, nasıl olmuşsa uykuya dalmış ve ancak vaktin sonunda uyanabilmişti. Derhal bu dolu ibriği aldı. Fakat suyu ısıtmaya vakti yoktu. Çünkü Hocasının ayak sesleri işitiliyordu.
İbriği büyük bir mahcubiyet ve heyecan içinde göğsüne bastırmış bir halde, kala kaldı.
Üftade Hazretleri abdest için eğilerek: “Haydi evladım, suyu dök,” dedi.
Aziz Mahmud Hüdaî ise, hala ibriği göğsüne bastırmış halde duruyor, buz gibi suyu hocasının eline dökmek istemiyordu.
Üftade Hazretleri tekrar: “Haydi evladım! Ne duruyorsun? Dök suyu. Geç kalacağız,” deyince çekine çekine suyu dökmeye başladı.
Ancak Hocasının ağzından çıkan ilk söz, onu iyice şaşırttı. Şöyle diyordu Hocası: “Evladım Mahmud! Bu su ne kadar ısınmış böyle. Bunu normal ateşle ısıtmayıp gönül ateşiyle ısıtmışa benzersin. Bu hal, senin hizmetinin tamam olduğuna işarettir. İrşada ve halka öğüt vermeye başlayabilirsin artık.”